THE CENTRAL ROLE OF GENDER IN THE RELATIONSHIP OF WORK STRESS, PERCEIVED ORGANIZATIONAL OBSTACLE AND ORGANIZATIONAL IDENTIFICATION: DISCUSSIONS OVER MODELS
(İŞ STRESİ, ALGILANAN ÖRGÜTSEL ENGEL VE ÖRGÜTSEL ÖZDEŞLEŞME İLİŞKİSİNDE CİNSİYETİN MERKEZİ ROLÜ: MODELLER ÜZERİNDEN TARTIŞMALAR )

Author : Nazmiye Ülkü PEKKAN  Hakkı Okan YELOĞLU  
Type :
Printing Year : 2021
Number : 46
Page : 1298-1315
    


Summary

The concepts that examine the relationship between the organization have become questionable again with the changing dynamics of business life. With no doubt, the most affected by these changes is the human being, one of the essential resources for the sustainability of organizational life. The attitudes and behaviors of employees who strive to achieve organizational goals together with other people in the organization are distinctive in determining the performance. The fair distribution of resources within the organization is effective in determining the attitudes and behaviors of people in organizational life. The perception of difference made to the employee in organizational life will be determinant in the bond that the employee will establish with the organization. The stronger the bond, the stronger the harmony between the employee and the organization. Organizational identification is one of the concepts that has been frequently emphasized recently regarding the attitudes and behaviors of employees. Organizational identification is the formation of a sense of unity towards the organization in the employees by the harmony of the personal values of the employees with the organizational values. Perceived organizational obstacle can be explained as situations that do not serve the goals of the organization and create visible negativities in the culture, structure and activities of the organization. The organizational behavior literature has revealed with many different studies that the perceived organizational obstacle is closely related to the emotional processes of the employees towards their organizations. The organizational behavior literature has revealed with many different studies that the perceived organizational obstacle is closely related to the emotional processes of the employees towards their organizations. In this context, it is thought that it is important to reveal the relationship between job stress, which has an effect on the development and change of employees' emotional processes, and organizational obstacle and organizational identification within the scope of a model. The main purpose of this study is to examine the relationships between job stress, perceived organizational obstacle and organizational identification. These relationships between the variables have also been tried to be explained within the framework of gender differences, which have an important place in organizational life. These effects were investigated with the help of established models and hypotheses. The hypotheses were tested with the data collected from 453 employees in the public and private sectors by the survey. According to the results obtained, it was found that gender differences had an effect on job stress, perceived organizational obstacle and organizational identification. The results obtained are discussed in detail within the scope of gender and sector differences.



Keywords

Job stress, perceived organizational obstacle, organizational identification, gender



Abstract

Örgüt ilişkisini inceleyen kavramlar iş yaşamının değişken dinamiği ile birlikte yeniden sorgulanır hale gelmiştir. Şüphesiz bu değişimlerden en çok etkilenen örgüt yaşamının sürdürülebilirliği açısından elzem kaynaklardan biri olan insandır. Başka insanlarla bir arada örgütsel amaçlara ulaşmak için gayret gösteren çalışanların örgüt içerisinde gösterdikleri tutum ve davranışlar performansın belirlenmesinde ayırt edicidir. İnsanın örgütsel yaşamdaki tutum ve davranışlarının belirlenmesinde ise örgüt içi kaynakların adil dağıtımı etkili olmaktadır. Örgütsel yaşamda çalışana hissettirilen farklılık algısı çalışanın örgütü ile kuracağı bağda belirleyici olacaktır. Bağ ne kadar güçlü olursa çalışan ve örgüt arasındaki uyum da o denli güçlü olacaktır. Son zamanlarda çalışanların tutum ve davranışlarıyla ilgili üzerinde sıkça durulan kavramlardan birisi örgütsel özdeşleşmedir. Örgütsel özdeşleşme çalışanların kişisel değerleri ile örgütsel değerlerin uyum sağlaması ile çalışanlarda örgüte yönelik birlik duygusunun oluşmasıdır. Algılanan örgütsel engel ise, örgütün amaçlarına hizmet etmeyen, örgütün kültüründe, yapısında ve faaliyetlerinde gözle görülebilen olumsuzluklar yaratan durumlar olarak açıklanabilir. Örgütsel davranış literatürü algılanan örgütsel engelin çalışanların örgütlerine karşı olan duygusal süreçleri ile yakından ilgili olduğunu pek çok farklı çalışma ile ortaya koymuş durumdadır. Bu kapsamda çalışanların duygusal süreçlerinin gelişim ve değişimlerinde etkisi olan iş stresinin örgütsel engel ve örgütsel özdeşleşme ile arasındaki ilişkiyi bir model kapsamında ortaya koymanın önemli olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, iş stresi, algılanan örgütsel engel ve örgütsel özdeşleşme arasındaki ilişkileri incelemektir. Değişkenler arasındaki bu ilişkiler örgütsel yaşamda önemli yeri olan cinsiyet farklılıkları çerçevesinden de açıklanmaya çalışılmıştır. Kurulan modeller ve hipotezler yardımıyla söz konusu etkiler araştırılmıştır. Kamu ve özel sektördeki 453 çalışandan anket aracılığıyla toplanan verilerle hipotezler test edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, cinsiyet farklılıklarının iş stresi, algılanan örgütsel engel ve örgütsel özdeşleşme üzerinde etkisi olduğu bulunmuştur. Elde edilen sonuçlar cinsiyet ve sektör farklılıkları kapsamında detaylarıyla tartışılmıştır.



Keywords

İş Stresi, algılanan örgütsel engel, örgütsel özdeşleşme, cinsiyet